*
O YAR BENİM KİME NE
Ne deniliyordu bir zamanlar
“Verdim ellerine bir çelik çomak oynayıp duruyorlar”
Menşeyi dışardan olunca oyun oynamak kolaylaşıyor.
Eee, ne de olsa çelik ABD’den çomak AB’den gelince tabiî ki akan sular duruyor.
Çelik çomak oynayanlarda oyunun zevkini alıyor.
Adına demokrasi dedikleri platformun üzerine kurulmuş tezgahlarda nice çelik çomak oyunları var.
Amerikan terörü Irak topraklarında kan akıtmayı sürdürürken böl, parçala, yönet taktiğini de en iyi şekilde uyguluyor.
Irak ülkesinin kuzeyi Kürt, güneyi Şii, ortası Sünni, kıyısında köşesinde Türkmen, Asuri, Keldani derken bir milyonu aşkın insan Amerikan terörünün kurbanı oluyor.
Bir yanda etnik kimlikler,
Bir yanda dinci söylevler,
Bir yanda ABD,
Bir yanda AB,
Bir yanda küreselleşen dünya,
Bir yanda elleri kanlı emperyalizmin uşakları, maşaları
Böl, parçala, yönet.
Türkiye üzerine batıdan AB’den bir ses yükselir.
“Türkiye’de Kürtler ve Aleviler azınlıktır”
Vay, vay-vay ki vay-vay
AB söylüyorsa doğru söylüyordur.
Oltaya düşen olur mu?
Olmaz mı?
Kürt ırkçılığı yapan Kürtçüler bu oltayı hemen yutuyor.
Kürt yurttaşlarımız suskun.
Alevilerden dik bir karşı duruş geliyor.
“Biz bu ülkenin asli unsurlarıyız. Asla azınlığı olmayız.”
AB söylüyorsa doğru söylüyordur.
Kürt kimliği tamam. Alevileri şimdilik koy kenara.
Çek bir Barzani, konuştur Talabani’yi, koy onların önüne PKK’yı. Tutuştur ellerine bombaları, mayınları, silahları gönder insanların üzerine, gelsin her gün şehitler, ölümler.
Başlasın ülkede alt kimlik, üst kimlik kavgası.
Çık meydana Türkiye’de 36 etnik yapı var de.
AB’nin azınlıklar savını çoğaltarak doğrula.
Böl, parçala, yönet.
Kime yakışır bu?
ABD’ye cuk diye oturur.
AB’ni mutlu eder.
Sabahtan akşama kadar Avrupa Birliği, Avrupa Birliği diyenlere şafak gösterir.
ABD’den icazet alanlara ne de denk düşer..
Bu uğurda durmak yok. Çelik çomak oyunu tuttu.
Üç ileri bir geri yola devam.
Sırada ne var?
Şu yola gelmeyen Aleviler.
Tezgahlar 22 Temmuz öncesi kuruldu.
Kendine Alevi diyen zatı muhteremlere bu görevler verildi. Birilerine inatlaşmak kaldı.
Cumhuriyetle hesaplaşmak,
AB’ni doğrulamak,
Alevileri bölüp, parçalayıp, asimile etmek,
Oltaya gelme sırası şimdi Alevilerde
Yutarlar mı?
Zaman her şeyin ilacıdır. Bunu kendine Alevi diyen yurttaşlarımız bilir.
AB’nin oltasına gelmediler.
Taşoranın uzattığı oltayı yutarlar mı? Şimdilik sanmıyorum.
Yaşamlarını Halla-cı Mansur’un “En el Hak” düşleriyle süsleyenler,
Aydınlıklarını Hünkar Bektaş-i Veli’nin ışığında görenler,
Nesimi gibi her gün derisi yüzülenler,
Pir Sultan inancını yüreklerinde dirence dönüştürenler,
Ali’nin mazlum yüzünde dünyanın ezilen, sömürülen insanlığını görenler,
Hz. Muhammed’in aydınlık yüzünü gönüllerine yazanlar,
Kerbelanın kanlı yüzüne Hüseyin’in ağıt destanını yakanlar,
Her günümüz Kerbela türküsünü söyleyenler,
Yavuz’un katliamında kırkbinleri şehit verenler,
Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katledilenler,
Madımak’ta diri-diri yakılanlar,
Cem Evi cümbüş evidir diyenlere inat,
Bu çelik çomak oyununun oyuncuları olmaz.
AB’nin ilkelliğini doğrulamaz.
Aleviler bu emperyalist oyunun oyuncağı olmaz.
Peki, bu oyunu kabul eden olur mu?
Olabilir.
Onlarda Alevi olamaz. Olsa-olsa asimile edilmiş, ABD Fethullah izminin postuna bürünmüş, Said-i Nursi’nin iz düşkünleri olurlar.
Aleviler laik devletten vazgeçmez.
Cumhuriyeti iyi bilir onlar.
Mustafa Kemal Atatürk’ün göz bebeklerindeki ışıktır Aleviler.
Mustafa Kemal Atatürk’ten asla vazgeçmez.
Alevilere ABD’nin bölücülüğü, AB’nin ikiyüzlülüğü, Diyanet’in üç kuruşu, Cumhuriyet’in bölünüp, parçalanması yakışmaz.
Yakıştığını sananlar yanıldıklarını anlayacaklar.
Dedik ya, zaman her şeyin ilacıdır.
Üç beş yol düşkününden başka kimse kalmaz meydanlarında
Ne diyor Nesimi
“Nesimi’ye sormuşlar
Yarin ile hoş musun?
Hoş olayım olmayayım
O yar benim kime ne.”
Aşur EYLEN
|